Bayram Ali Öztürk (Rha)


Cübbeli Ahmet Hoca Fan Sitesi

17/8/2009 ·

Cübbeli Ahmet Hoca Fan Sitemiz açılmıştır.
Fan sitemizde; hocamızın katıldığı TV programlarındaki videoları ve sohbet videoları bulunmaktadır.


http://cubbeliahmethoca.blogcu.com


Cübbeli Ahmet Hoca'nın İnternet Sitesi

19/6/2008 ·

Cübbeli Ahmet (Ahmet Mahmut Ünlü) Hoca Efendinin İnternet Sitesi http://www.cubbeliahmethoca.tv  'dir. Bu sitede hocamızın görüntülü ve sesli sohbetleri bulunmaktadır. Bu siteyi de ziyaret etmenizi tavsiye ederim. 

Ahir zaman fitnecilerine dikkat !

18/5/2008 · Kategori: Mehmet Talu

İslâm dininde tek evlilik, esas, çok evlilik ise bir istisnadır. Ona ancak ihtiyaç veya zarûret hallerinde başvurulur. İslâm hiçbir kimseye çok evliliği farz kılmadığı gibi, buna teşvik de etmemiştir. Ancak genel veya özel bazı sebepler bulununca çok evlilik mübah sayılmıştır. İslâm’da çok eşlilik aslî bir kural değil, fevkalâde hâl ve şartlar bulununca baş vurulabilecek bir ruhsattır. Durum bu iken, on binde bir Müslüman, iki hanımla evli olunca kıyamet kopartıyorlar. İslâm’a saldırıyorlar. Bu konuda maalesef çifte standart var. Nikahsız birlikteliğe evet diyorlar, nikahla birden fazla eş edinmeye çok kızıyorlar.

Beş altı yıl önceydi. Bir toplantıda çok ünlü ve gazeteciliği çok güçlü bir hanım konuşuyordu. Bir ara “Çok sevinçliyim... İçim içime sığmıyor...” demişti. Sebebi sorulunca “Tahliller neticesinde hamile olduğum anlaşıldı...” cevabını vermişti.

Sonradan öğrenildi ki, bu bayan evli değilmiş!

Medyada kimse bu bayana çatmamıştı. Artık bir kesimde böyle hadiseler çok tabiî karşılanıyor.

Ne yanlışa sahip çıkar, ne de komployu kabul ederiz.

14 yaşındaki bir kıza cinsel tacizde bulunduğu gerekçesi ile tutuklanan bir yazar hakkında diyoruz ki: Ne yanlışa sahip çıkar, ne de komployu kabul ederiz.

26 Nisan’dan bu yana, bu yazarın şahsında tüm mütedeyyin insanları karalama maksatlı yayınlar herkesin malumudur. Görsel ve yazılı medya, bu yazarın şahsında tüm mütedeyyin insanları suçlayıcı yayınlara devam etmektedir.

Halbuki bu yazarın suçu henüz kesinlik kazanmamıştır... Böyle bir suç işlendiğinde; ölçümüz, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin: “Hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa, elini keserim” şeklindeki ilkesidir. Hırsızlıktan yakalanmış olan Kureyş kabilesinin seçkin bir kadınını affetmesi için şefaat dileyenlere, Hz. Aişe (R.Anha) validemizden rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: “ALLAH Teâlâ’ya yemin olsun ki! Muhammed’in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsaydı, elbette elin keserdim.” buyurmuş, istenilen şefaatı kabul etmemiş, böylece adalet ve eşitliğe bağlılığın örneğini vermiştir. Bu sebeple biz bu fiili kesinlikle tasvip etmeyiz... Eylem tasvip edilmediği müddetçe; “fail”in yakınlarının, mütedeyyin insanların ve çalıştığı kurumun o eylemden sorumlu tutulması mümkün olamaz!..

Bu süreç sonrasında, bu yazar hakkındaki iddiaların, tüm yönleriyle açıklığa kavuşmasını bekliyoruz.

Hiç kimsenin yanlışına sahip çıkmayacak, ancak komploları da kabul etmeyeceğiz. Bu arada kısaca fasıkı da izah edelim:

Fasık: ALLAH Teâlâ’nın emirlerine aykırı hareket eden, günahkar, kötü huylu, kötülük yapmayı alışkanlık haline getirmiş olan kimse demektir. Bir fıkıh terimi olarak fasık şöyle tarif edilir: ALLAH Teâlâ’ya itaati terkeden ve O’na isyana dalan, başka bir deyimle büyük günah işleyerek veya küçük günahta ısrar ederek doğru yoldan çıkan, dinin hükümlerine bağlanıp onları kabul ettikten sonra o hükümlerin tamamını ya da bir kısmını ihlâl eden kimse fasık diye nitelendirilir. Yani kısaca ilâhı emirlerin dışına çıkmaktır.

Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de Kehf sûresinin 50. âyet-i kerimesinde ALLAH Teâlâ’nın emrinden çıkarak O’na secde etmeyen şeytan için: “Şeytan Rabbinin emrinden çıktı.” buyrulmaktadır. Genel olarak fıskı üç grupta toplamak mümkündür:

1- Günahı çirkin kabul etmekle birlikte, bazen günah işlemek.

2- Yapılan bir günahı ısrarla işlemek.

3- Haram ve çirkin olduğunu inkâr ederek bir günah işlemek. Bu sonuncusu küfrü gerektirir ve kişinin dinle ilişiği kesilir. Mesela haramlığını inkâr ederek, başka bir deyimle helal sayarak içki içmek, zina etmek bu niteliktedir.

Fısk ve fâsıklık bu derece kötü ve tehlikeli bir durum olunca insanlara düşen bu durumdan mümkün olduğu ölçüde kaçınmak, gerek diliyle ve gerekse fiiliyle mümkün olduğu ölçüde fıskdan uzak durmaktır. Günâhın büyüğünden olduğu gibi küçüğünden de kaçınmalı, bu küçüktür zarar vermez diyerek onun işlenmesinde ısrar edilmemelidir. Zira sözü geçtiği üzere küçük günâhta ısrar etmek de fıskın derecelerinden birisidir.

Fasıklık, haktan yüz çevirmek, haktan ayrılmak, günahta haddini aşmak, dünya hayatı ve mutluluğu için mukaddesât dâhil her şeyi feda etmektir. Fasıklığın kaynağı, akıl, gazap ve şehvet denilen üç kuvveti ifrat veya tefrit içinde kullanmaktır. Yani bu üç kuvveti abartarak kullananlar, fıska düşerler, büyük günah işlemiş olurlar. Başka bir ifadeyle, büyük günahı açıktan işleyen, işlediği günahtan sıkılmayan, mahcup olmayan, günahlarıyla övünen ve zulüm yapmaktan lezzet alan kimselere de fâsık denmiştir.

 

Mehmet Talu

itibar haber

« Önceki ::